Şeker Kanseri Besler mi?

  • 17 Nisan 2024
  • 91 kez görüntülendi.
Şeker Kanseri Besler mi?

Şeker, kanser tedavisinde beslenmenin rolüne dikkat çekiyor. Kanser hastaları genellikle neden kilo kaybettiğini ve bu sürecin nasıl yönetilmesi gerektiğini anlatıyor.

Erken evrede bile kilo kaybının gözlenebileceğini belirten Karadurmuş, kaybedilen kilonun yağ mı yoksa kas mı olduğuna değiniyor. En çok merak edilen konulardan biri de şekerin kanseri “besleyip beslemediği”. Bu konuda yanılgılara yer vermeyerek, sağlıklı beslenme düzeninin önemini vurguluyor. Özellikle klinik beslenmenin hangi durumlarda gerekli olduğunu ve hangi kanser türlerinde etkili olduğunu açıklıyor. Bitkisel tedaviler ve diyetisyenlerin kanser tedavisindeki rolleri üzerine de değerli bilgiler sunan Karadurmuş, yanlış bilinen bitkisel uygulamalar ve bunların tedaviye olası zararları üzerinde duruyor. Kanserden korunma ve sağlıklı menüler konusunda da önerilerde bulunan bu değerli sohbet, kanser hastaları ve yakınları için önemli ipuçları barındırıyor.

Son dönemde çok sık aldığım 3 soru var, bu sorular Fitovizyon Kongresi gibi bu işin profesyonellerinin de toplandığı bir ortamda da gündeme gelince açıklama gereği doğdu;

  • Hücre yenileyici gıdalar kanser hücrelerini de besler mi?
  • Bitki ve besinlerdeki ‘fito-östrojenler’ meme kanserini tetikler mi?
  •  Şeker kanseri besler mi?

Üç sorunun bilimsel cevabı da; Hayır! Sırayla açıklayayım,

*Birincisi, arı poleni, balık, yumurta, hakiki bal, zeytinyağı gibi hücre yenileyici besinler normal hücrelerin onarımını desteklerken kanser hücrelerini beslemez çünkü kanser hücrelerinin genetiği farklıdır, bizden kaynaklı ama bize yabancı hücrelerdir, genetik yapıları ‘mutasyon’ adlı değişikliğe uğramıştır, zaten o yüzden kontrolsüz ürer ve bedenin bağışıklık sistemi tarafından atılmaya çalışırlar.

*İkincisi, bitkisel ve besinsel östrojenler meme kanserini tetiklemez, aksine soya fasulyesi, çörekotu, zerdeçal, hatta elma gibi fitoöstrojen içeren birçok gıda bu kanserlere karşı koruyucudur, çünkü aslında içerdikleri gerçek östrojen değil, östrojen benzeri etki gösteren, östrojeni taklit eden etki ile meme hücrelerindeki östrojen reseptörlerini kapatıp, esas tehlikeli östrojenlere karşı ‘koruyucu kalkan’ görevi görüp bu kanserlere karşı koruyucudur. Ayrıca östrojen tek bir tane değildir; E1, E2, E3, E4 diye adlandırılan dört ana türü ve alt türleri vardır ve bunların birbirine oranı, etkileşimi, salgılandıkları organlar (yumurtalıklar, böbrek üstü bezleri),meme hücrelerindeki mutasyon gibi farklı etkenler kansere meyil oluşturur.

*Üçüncüsü, şeker kanseri beslemez, bu iddia pet-ct yönteminde, işaretlenmiş şeker verildikten sonra bu şekerin en önce kanser hücrelerine gitmesinden doğmuştur, ancak olayın aslı başkadır, pet ct çekiminin orjinali oksijen ile yapılmıştır, oksijen de önce kanser hücrelerine gider çünkü o hücrelerin metabolik ve üreme hızları yüksektir, oksijeni de şekeri de fazla tüketirler. Şeker, doğal kaynaklardan, dozunda ve protein ve yağlarla dengeli bir şekilde tüketildiğinde beynin ve bağışıklık sisteminin temel besinidir.

Her şey dozunda elbette… Sağlık ve esenlikler dileğimle, selam ve sevgimle… Kaynak: elifguveloglu

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ